@ Instagram

Stiletto...




 Stiletto neredeyse her kadın için vazgeçilmezdir.Geçenlerde internette gezinirken çok güzel bir yazıya rastlarım.Stiletto ayakkabıların tarihi ile ilgili bir yazı.Sizin de çok seveceğinizi düşünerek yazıyı sizinle paylaşmak istedim.

 Kadınlar ikinci Dünya Savaşı'nın ardından kadınsı bir görünüme kavuşmak istediler.Christian Dior,zamanın ruhunu yakalayarak 'New Look' adlı,bele oturan,balon etekli yeni bir silüet yarattı.Ayakkabı tasarımcısı Roger Vivier,bu siluete uygun ince topuklu ayakkabılar üretti.Ancak o dönemde topuklar tahtadan yapılıyor,inceldikçe kolaylıkla kırılıyordu.İlk kez Londra'da 1954'te Kıbrıslı göçmen Mehmet Kurdaş,topuğun içine alüminyum bir çubuk geçirerek bugünkü 'stiletto'yu yarattı.İki yil sonra İtalya ayakkabı fuarında İtalyanlar bu stilettoları dünyaya tanıttılar.Artık ayakkabı ökçesi istenildiği kadar inceltilebilirdi.

Stiletto o günden itibaren kadınları fethetti.Erkekleri de:Çünkü dünyanın en seksi aksesuarlarından biriydi.Marilyn Monroe,Gina Lollobrigida gibi 'femme fatale'ların tercih ettiği bir ayakkabıydı.Ama artık iyi aile kadınları da benimsemeye başlamıştı bu tehlikeli icadı.1959'da topuklar 15 cm'yi bulduğunda,bir savaş başladı.Önce bu uzun topukların sağılığa verdiği zarara,bütün gazetelerde geniş yer aldı.1961'de ABD'de kadın köşe yazarı Abigail Van Buren,kadınlardan gelen yüz bin mektupla birlikte Ulusal Ayakkabıcılar Derneyine başvuruda bulunarak onlardan topukları kısaltmasını istedi.Yüksek ökçelere o kadar keskin bir dilde saldırılıyordu ki,asıl sorunun kadınların cinselliklerini bu kadar açıkça ortaya koymalarından duyulan kültürel korku olduğu açıkça anlaşılıyordu.

1960'larda bu kez 'stilettolar parkeleri bozuyor' tartışması ortaya atıldı.Bütün müzeler galeriler ve tarihi binalarda 'stiletto giymek yasaktır' tabelaları ortaya çıktı.1962’de İngiliz Madenciler Birliği bir ilan yayınlayarak stilettoların yer döşemesi üzerindeki etkisinin ‘1 ton’ olduğunu, eğer kadın topuğunun etrafında dönerse, etkinin binaları yıkan iş makinelerinin yarattığı etkiye eşit olduğunu ileri sürdü. Öyle ki, Mehmet Kurdaş, aynı yıl topuğun ucuna bir yuvarlak bölüm ekleyerek yeni bir ayakkabı icat etti.Muhafazakarlardan sonra saldırma sırası ilk feministlerdeydi. Germaine Greer ‘The Female Eunuch’ adlı ünlü kitabında (1971) ince uzun ökçelerin, kadınları politik olarak baskı altında tutan bir moda olduğunu iddia etti.

1965’te stiletto, yerini düz pabuçlara bırakarak moda sahnesinden çekildi. 1980’lerde punk akımından etkilenen İngiliz modacı Vivienne Westwood uzun ince topuğu yeniden canlandırdı. Vogue’un meşhur genel yayın yönetmeni Anna Wintour, güçlü dergisini İspanyol asıllı ayakkabıcı Manolo Blahnik’i ve stilettolarını dünya çapında bir ikona dönüştürmek için kullandı. Prenses Diana, kendisiyle aynı boyda olan kocasından boşanır boşanmaz, muhteşem stilettolar yapan Jimmy Choo’yu giydiği ayakkabılarla meşhur etti. Sex and the City dizisinin yıldızları bu iki markayı ‘manolo’ ve ‘choo choo’ diye iki cins isme çevirdiler. Ve son olarak genç Fransız modacı Christian Louboutin, stilettonun içindeki düzeneği gösteren şeffaf topuklu pabuçlarıyla gözleri kamaştırdı.

Artık kimse, kadınların ince ve uzun topuklarına karışmaz oldu. Stiletto, yarım asırlık savaşın galibiydi. 
  
Kaynak:hurriyet.com.tr

Love,
R.

CONVERSATION

5 Comment:

  1. Stillettolar benim icinde vazgecilemzde, sanirim ben rahatima cok duskunum :)
    Cok guzel bir yazi

    YanıtlaSil
  2. aman bozulsun parkeler gelsın stilettolar

    YanıtlaSil
  3. Bayıldımmm kitaplar yurt dışından mı?

    YanıtlaSil